Perşembe, Nisan 16, 2009

sitemkar

İşlerin, kendiliğinden yolunda gitmemesi-kısaca şanssızlık meselesi- hayatın temel direği oldu sanırım. İlla ki birşeylerde terslik çıkacak, yokuşa sürülecek, taş koyulacak, kaşlar çatılacak... Emek sarf etmeden, "aa bak oluverdi" denen şeyler ne kadar az. Belki sadece Niğde meselesinde öyle oldu ama oraya gitmek de "birşey"di en nihayetinde. "Hayalkırıklığı, şapkada bir tüy"; gölge misali arkanda; yorgunluk kalan tortu. Herşey yolunda gitse, dünya tersine gidecek sanırım. Yahu bir kere de olmaz mı ya, hah olacak galiba denen bir şey her zaman cortlamak zorunda mı? Ben böyle kaderin... Arabesk kardeşim, arabesk; evet adamlar yaşamış da yazmış.

SAbah uyandım, bir sıkıntı; dön dolaş olmadı, erkenden gittim bankalara-alışverişe; zaman geçsin diye; sonra bir telefon, bütün gün küfür... Mars'la Uranus çakımış mı ne, ondan olabilirmiş... Neyse,

"umutsuzluk yasak ikinci bir emre kadar..."

1 yorum:

mustava dedi ki...

ısrar, biraz daha ısrar.

bir çözüm yolu olacak, olmalı.

ya da tutacağımız yol zaten bir çözüm yoludur, daha büyük sorunlara yol açacağını bilsek de.

bilsek de, yine de yapmaya, yaşamaya değer. bari bunu da ıskalamayalım sayın D.E. anlatacaklarımızın sayısı azalıyor, artırmak lazım...