büyüyoruz bazen, haberimiz yok. taşrada 1 hafta daha büyüdüm. şimdi ara verdim büyümeye, tatile çıktım. sonra yeniden devam edeceğim ölü hücrelerimi atmaya. gelip geçen zamanı yakalamaya... 1 haftalık yeni hayatımıza deniz kokusu parantezi açıp sonra saman kokulu kağıtlara döneceğiz. noktasız virgülsüz onlarca sayfa okumaya devam edeceğiz. tutunamayanlar'ın ikinci gelişi sona erecek ve yeni bir mevsim başlayacak. yeni bir hayat eskisi gibi devam edecek. yeni bir hayat eskisi devam mı edecek? yeni bir hayat eskisi gibi devam etmemeli. büyürken elimize yeni hayat rehberleri verilmeli.
Bir şeyler oldu
Hayattan her zaman beklediğimi aldığımı söyleyemem; zaten bu blog da biraz bunun için var. Hayal kırıklıkları, can sıkıntısı, dert tasa içeride birikmesin azıcık dökülsün, kelimeler bir işe yarasın... Bir şeyler elde ettiğimde de bunun için harcanan enerji ve zamanla elde edilen arasında uçurum oldu çoğunlukla. Yüz birim emek verip bir birim karşılık almak; sömürü ilişkisi mi denir, verimsizlik mi, bilemem, uğraşıp didinip ucundan azıcık sevinçlerle idare ettim. Annem yıldızımın düşük olduğunu söylerdi. "Düşüyor delinin yıldızı" ya da "yıldızlar ölmüş çoktan..." Ama arada bir de iyi bir şeyler oluyor tabii; yine beklemek, zaman, aman bir terslik çıkacak tedirginlikleri içinde diken üstü bir hal olsa da... Profesör oldum. Öğrenci olarak başladığım bu blogta geldiğim yeni aşama. "Oldum ben sonunda, olmayanlardan oldum; ama kendimi hep olanlardan sordum." Nedense hep bir yıl sonu yoğunluğu olur bende. Asistanlık, yardımcı doçentlik, doçentlik hep kasım aral...
Yorumlar