baba olmaya hazırlanıyorum. önce koca, sonra hoca olduktan sonra yeni bir sıfat kazanıyorum. bana verilen görevleri yerine getiririm, özenle! özendiğimden değil ama yine de işimi yapmayı seviyorum. zaten o yüzden zeki değil çalışkan bir çocuktum. yaratıcılık sıfır! ite kaka zorlaya zorlaya bir yeni yaratım; karşımda büyüyen bir göbeğin içinde. yarattığımız gerçeklikle boğuşacağız, savaşacağız, büyüteceğiz, kendimizi büyüttüğümüz gibi, hoşnut olmasak da sonuçtan, iyi kötü ayakta kalacağız.
2025 yazı...
Bıraktığım yerden devam: Headbangers 3. günden sonra, 27 Temmuz Dream Theater konseri de sorunsuz ve keyifliydi. Erken gitmeme rağmen biraz arkalarda kalmayı tercih ettim; büyük ekranlardan birine yakın olmak için. Şimdi biraz daha önden izleseydim keşke diyorum. Ama kalabalığın yaratacağı ekstra sıcak, sigara dumanına boğulmamak gibi nedenlerin yanı sıra, telefon ekranlarıyla görüşümün kapanmasını istemedim. Uzun süre sonra, lise yıllarında alığım tişörtümü de giymiş oldu. Konser başlamadan az önce birisi gelip bu detaya dikkat etmiş olacak ki "tişört baya eski hocam" diye lafa girdi; o sırada sahneye çıkacakları için konu fazla uzamadı. Önceki 4-5 konseri, kiminde bilerek kiminde şartlar nedeniyle, kaçıran eski bir DT sever olarak 20 yıl sonra yeniden grubu canlı izlemek tarihi bir an oldu. Tabii ki ayakta bekleme anları +40 bünyeyi iyice zorlarken, bu işleri hala tek başıma yapıyor olmak da 20'lerden kalan bir miras olarak üzerimde yük oldu. Bu kez günübirlik değil, ...
Yorumlar