Kahvaltıları yalnız yaptığım temmuz ayları... Hafızamın iyi olduğunu sanırdım ama artık unuttuğumu fark ettim pek çok şeyi. O yüzden hatırlatırım kendime arada bir, geçen hafta/ay/yıl bugünlerde ne yapıyordum. Yaptıklarımı yapamadıklarımı düşünürüm. Ne gerek var bilmiyorum. Beyin jimnastiği, geliştiremediğim kasların yerine mi? Bir iz bırakarak geçip gitmiş olmanın hevesi mi? Aradığını bulamamış olmanın üzüntüsü mü, tam da istediğim buymuş diyerek istediğin hayatı yaşamanın duası mı? Eski şarkılar, filmler içerideki şeyleri yerinden kıpırdatırken üçüncü 10 yılın başında acaba yeni bir ben mi oluyorum, yoksa yerimde mi sayıyorum? Zihinsel olarak olmasa da fiziksel olarak geriden geldiğim, yaşımı göstermediğim ortada. Böyle yavaş yavaş ilerleyerek önümüzü daha iyi analiz edebiliyoruz belki de. Önümdekilerin, çevredekilerin neleri dert ettiklerini görüp şaşırıyorum, ben de mi böyle olacağım? Farklı bir hayat yaşama şansın var mı? Tarihsel ve sosyal koşullar içinde... bla bla...
Konser sezonu
2025 konser sezonuna Headbangers ile başladım. Sadece 3. güne katılsam da oldukça doyurucu oldu. Headliner'ın Opeth olduğu günde kısmen bildiğim veya hiç bilmediğim grupları dinlemiş oldum. 40 yaş ve üzeri için yorucu bir etkinlik tabii... Bir gün önce gidip dinlereke sahaya çıksam da konser alanına ulaşmak için yürümeyi tercih etmem sıkıntılı bir tercihmiş. İn bin, sıra, hangi otobüs vs uğraşmamak için Tarabya'dan konser mekanına kadar yürümeyi tercih ettim. Giderken değil de dönerken daha çok zorlandım. Dönüşte bir şekilde kalabalık aşağı akar diye düşünmüştüm. İstanbullular sadece aktarma yapacağı duraklar arası mesafeyi yürüyormuş! Festival ortamına çok alışık olmasam da her şey düzenli ve özelikle tuvaletler iyiydi. Daha önce milyon fest Adana'da bu durum oldukça sıkıntılıydı. Ses sistemi de beklediğimden iyiydi, gruplar cayır cayır çaldı, zamanında çıkıp indiler. Arada kenara çekilip dinlenmem gerekti çünkü sahneler arası koşturmaca oluyordum. Yeni yerli gr...
Yorumlar