Cuma, Mart 07, 2008

Futboldan bahis açılmışken, hatırlatmak istedim:

http://demirgibiyiz.blogspot.com

Ankara Tayfası'nın yeni karalama defteri...

yalnız bir stat: Cebeci İnönü

(Ankara'dan devam edelim öyleyse... Birgün-Spor sayfalarında yayınlanan kısa bir güzelleme; Ankara'yı sevmek Cebeci'yi de sevmektir biraz. Yazıya parantez arasına alınan müdahalelerde bulundum, güncellik bağlamında...)

Ankara’da bir hayalet stat: Cebeci İnönü Stadı. Korkutmaktan vazgeçen hayaletler gibi… Hüznün başkenti Ankara’ya belki de böylesi bir stad uyar; sadece bilmesi gerekenlerin bildiği, "bir sırrı herkesten saklar gibi" kendi içine dönmüş, bir köşede soluyor, Ankara’nın kuru kalabalığı arasında kaybolmuş gidiyor. Yıkıldı yıkılacak gibi duruyor ama eski toprakların kendine özgü dayanıklılığı mı var ne üzerinde? Yıkılamama nedeni için, yapımı sırasında tribünlerinin altında kalan küçücük bir örümceğin şimdi devasa kolları ile büyüdükçe büyüdüğüne; onun ortaya çıkmasından korkulduğu için mazinin yaşatıldığına inanlar da var. Şimdi uzakta kendisi. Ama biz onun yerine de ziyaret ettik onu bu hafta, Ankara Demirspor’un ev sahipliğinde...



Aslında benzerleri arasında hem nitelik hem de nicelik olarak önemli bir yere sahip. Doğru dürüst koltuğu kalmadığı için net rakam verilemese de 20bine yakın kişiyi alabilir Cebeci Stadı (TFF'ye göre 35bin kişilik); 2.lig maçlarının oynandığı bir stad için gayet büyük. İlginç mimarisi ile nev-i şahsına münhasır aynı zamanda. İnsana totaliter rejimlerin halet-i ruhiyesini hissettiriyor. Boyun eğiyorsunuz bu kendinden yücelik karşısında. Giriş-çıkış bir labirent, kült merdivenleri en yukarı çıkana kadar semsert ediyor kaslarınızı.

Ankara’yı sevmek gibi bir şey Cebeci Stadı’nın sevmek; kendinize özel nedenleriniz olmalı. 2. ve 3.lig maçları oynanıyor artık orada; kalabalık olduğu en yeni tarih, 19 Ağustos 2003 Salı. Cebeci Stadı’nda oynanan Türkiye-Moldovya Ümit milli maçında sahadan Hamit'in attığı golle 1-0 galip ayrıldı Türkiye Ümit Milli takımı.(Daha sonra Yükselme Grubu play-off maçları oynandı, Eskişehirsporlular ağzına kadar doldurdular stadı-hasta ziyareti gibi kısaydı ama sağolsunlar yine de!) Hafta sonu maçlarında o ilginç tribünlerde yerlerini alanların çoğunluğu ise, futbolcu yakınları.



Şekerspor’un ligden çekilmesi ile bir evladını kaybetti, "iyi kalpli üvey ana". (Geri geldikten sonra da yer değiştirdiler; Ostim'da oynuyorlar artık.) Şimdilerde hüznün stadını Tarım Kredispor ile Ankara Demirspor paylaşıyor. Renk kardeşliği ile bağlı olduğum Ankara Demirspor’un maçlarını takip etmeye çalışıyorum elimden geldiğince. Bir hatırlatma: 1961/62 Sezonunun gol kralı Fikri Elma, Ankara Demirsporlu’ydu.

Genç futbolcuların nidaları yankılanıyor boş tribünlerde; yakın apartmanlara bakıyorum; bir kişi bile dikizlemiyor burayı. Gençler kendini yiyip bitiriyor; kulübedekiler onlara eşlik ediyor. İyi hareketleri alkışlamaya çalışıyorum, boş stadda 10 kişinin çıkardığı sesi çıkarıyor topu topu iki el.



Sadece futbolu sevdiği için, hafta sonu kalkıp oraya gitmek; çimin kokusunu duyumsamak; inandığı için türbeyi ziyaret etmek gibi mi? Bir farkı olmalı; ben kurtulmayı beklemiyorum; sadece kendimi teslim ediyorum; yarım bir parçayı bulma adına…