Salı, Kasım 12, 2013

faaliyet raporu

"Gezi'deki Anarşist İpuçları", Bibliotech, sayı: 19.

"Stadyum ve Siyaset", Ayrıntı Dergi, Sayı: 1

Pazar, Kasım 10, 2013

Günün başında yalnız, sonunda birlikte olmak bugüne kadar çıkan kısmın özeti değil mi? İçeride iyi kötü iş, eş, ev, düzen kurmuşken dışarıda iletişimsizlik, şaşkınlık, tecrübesizlik, korku, kaygı var. Gerçek hayatın düzensizliğine karşı içeride kurulmuş rahatlıkla nereye kadar gidebilirim bilmiyorum. Üçüncü 10 yılın başlarında henüz çözülememiş çelişkilerle yola devam ediyoruz. Anadolu'nun bozkırında yeşilliğimizi korumaya çalışıyorum.
Hani nerde benim 30 yaş krizim? Başladık ilerliyoruz yolun yarısına doğru, yoksa teğet mi geçiyoruz?

İyi kötü koruduk kendimizi, şiirlerle şarkılarla besledik içimizi; yoksa bu hastalıklara değişen virüslere acımasız saldırılara nasıl direnecekti bünye. Gittikçe sıkılaşırken hayat, gittikçe sıkıştırırken bizi hayatın gerçekleri o eski birikimler ayakta tutuyor demek ki. Artık daha az şeye şaşırıp daha az şeyi beğeniyorum, peşinden gittiğim tutkuyla bağlandığım şeylerin sayısı azalıyor. Nasırlaşıyorum yani. Sinir uçlarımı kaybetmemek adına daha çok okuyup yazmak, daha çok şarkı dinlemek lazım belki. Kendimi kaybetmekten korkuyorum. Henüz bulamamışken... Biz eskiden şöyleydik, böyleydik demekten. Her yaşın güzelliğini ve en güzel günlerimizi yaşayacağız yalanını yakalamak istiyorum.

Pazartesi, Kasım 04, 2013

kendi içimde takılı kaldım, kendi kurduğum sınırları aşamadım. belki olur diye dışarıyı zorladım. herhangi bir esneme olmadı. şimdilik buradayız, duvarların içinde. kurgularımızın oyunlarına boyun eğmiş vaziyette.