Pazar, Temmuz 20, 2008

Şimdi biz buyuz...

çok yaşamış da yorulmuş gibi, yaşamadan yaşadık her yerde
tek oyun vardı şehirde, oynardık kendi kentimize.
derin tutkulara düşmemek: buydu hayattan anladığımız.
ama ne varsa düşenler de var, varmış meğer.
yasal uyarlar, sağlığa zararlı sigaralar arasında,
bunca yıl oturup da her yerini bilmediğim sokaklarda aradım seni.
artmadım da azaldım sanki,
bir bomba daha sallamışlar uzaktaki dostlara
artmadık da eksildik bu ara.

kafelerde, liselerde, sokaklarda avunduk aşklarla, şarkılarla
yeminliydik onlar gibi olmamaya, dostlarla zamanla solmamaya
kimimiz küfür etti, kimimiz bakıp geçti, kimimiz mola aldı bu oyunda.
kaptan gitti, hava bozdu, herkes sandallara!

hem o, hem şu olamazsın, biraz huzur bulamazsın
ama seversin konuşmayı, çünkü konuşmak bedava
meydanlar boş olunca, isteseydin yapardın ama yapmadın.
şu farklı ama aynı yollarda, göz göze gelip susanlar.
oysa ne kadar benziyorduk birbirimize: aldandığımız şeylerle.
aslında birer fincan sohbet şehrin soğuğunda hepsi bu.
en iyi dostlarımız ölülerdi nedense,
insanlar ki çoğu anlamaz sözden.
üzme kendini, biz bize yaşar gideriz, yeter ki vazgeçme.
artık ne oyuz, artık ne şuyuz,
şimdi biz buyuz, bu.

Cenk Taner-İzin Vermedi Yalnızlık.

Salı, Temmuz 15, 2008

aslı erdoğan/mucizevi mandarin

"oysa insanın bir başkasını küllerinden bile olsa yeniden yaratmak istemesi, sonsuz bir yetki üstlenmeyi, bir tanrı olmayı arzulamasıdır. Bu da onun acı çekmesini ya da ölmesini istemekten daha masum değildir." syf 60.

"sana daha önce hiç söylenmemiş sözleri söylemek, hiç anlatılmamış öyküleri anlatmak, keşfedilmemiş bir dünya göstermek isterdim. Ama sadece müzik gerçekten söz edebilir aşktan. Aşktan ve ölümden... Sözcüklerin ulaşamadığı yerlere sadece o dokunabilir." syf. 61

"nesneler, sesleri ölçüsünde duyumlarımda yer alabiliyor, tıpkı insanların geçmişimde yol açtıkları izler kadar yer alabilmeleri gibi." syf 74.

Salı, Temmuz 01, 2008

Konuşmak serinletir.

"Sakin içimdir. İçim evimdir. Zarfın içindeki adam bendim, buu da söyleyeyim. Neye baksam, rüzgara, çamura sebebi benim. CAnım yansa aydınlanırım belki o acıyla ya da bir can yaksam bu karşımdakini aydınlatmak için mi? Gözyaşı yangına çare mi? Dışa akan herşey içe de akar. Alkol ateşi azdırır. Konuşmak serinletir. Bir can yanmışsa çaresi tektir. Zamanın kumları rüzgarla gelir, rüzgarla gider. Gelem kve gitmek iki aşık. Aşk onlardan doğar. İki taşı çarptığında çıkan kıvılcım gib. Gelip gittiğimiz gibi." (Cenk Taner, Andıran Otu, syf. 14)