Çarşamba, Ağustos 23, 2017

Yaz kitaplarına devam

Yaz okumalarında Julian Barnes ve David Lodge'tan sonra George Perec (aşağıdaki alıntılarda görüldüğü üzere) ve Arthur Phillips'ten Prag ve Mısır Kaşifi ağustos sıcağına eşlik etti. Her ikisi de fazladan neredeyse 100 sayfası olan, bol karakterli, bol yan hikayeli, katmanlı romanlardı. Jazz müzisyenliğinin etkisini fazlaca göstermiş, emprovize anlarla dolu gidişata sahiplerdi sanki. Akıp giderken bazen kopuyorsunuz. Sonra uzun otobüs yolculuklarında, Saramago'dan Filin Yolculuğu.  Kendi fil terbiyecimin yardımına ihtiyaç duyduğum günlerde... Sırada yeniden Perec, Kayboluş var. Daha önce tanışsam etkilenme derecem daha çok olurdu sanki. Tutkuyla bağlandığım şeyler azalıyor. Okuma aşkı, belki geri dönebilmek için işe yarar.

Çarşamba, Ağustos 02, 2017

georges perec demiş ki:

"mutsuzluk üzerine atılmadı, üstüne çullanmadı; yavaşça sızdı, neredeyse tatlılıkla sokuldu. büyük bir dikkatle yaşamına, saatlerine, odana işledi, uzun süre gizli tutulmuş bir hakikat, reddedilmiş bir gerçeklik gibi; direşken ve sabırlı, incecik, zorlu mutsuzluk, tavandaki çatlakları, çatlak aynadaki yüzünün kırışıklıklarını, dizilmiş oyun kâğıtlarını ele geçirip sahanlıktaki musluktan damlayan suyun içine girdi. ....
Oysa sen, zavallı Dedalus, senin labirentin yoktu. sahte mahkum, senin kapın açıktı. ne kapının önünde nöbetçi duruyordu, ne dehlizin sonunda nöbetçi şefi, ne de bahçenin küçük kapısında Engizisyon Yargıcı."

uyuyan adam/ syf. 78-100.