Perşembe, Ocak 24, 2013

ne kadar tecrübesiz...

Yeni yıla yeni kitaplarla girmek istedim ama okuduğum kitaplardan pek keyif almadım. Uzun süredir okumak istediğim isimlerin rastgele kitaplarını seçtim -Selim İleri ve Latife Tekin-; olmadı, sarmadı. Özellikle Selim İleri'ler hayalkırıklığıydı. Tam olarak ne aradığımı bilmiyordum ama yine de bu kadar az etkileneceğimi tahmin etmemiştim. Yeniden sarsıcı birşeyler okumak istiyordum sadece...

Yazmak için yeni şeyler okumak gerekli. Akademik olarak da... Farklı konularda yazma denemelerimde hala tez ekseninden kopamadığımı görüyorum. Bak hala "eksen" gibi kelimeler...

"Bu bağlamda", zamanın geçmesini beklemek en iyisi. Zaten iki hafta içinde başlayacak tempoyla, uzun süredir istediğim birşeyi -yoğunluğu- gerçekleştirmiş olacağım. Böylece zamanı daha iyi bölümlerim diye umuyorum. Olmazsa, birkaç ay sıkıntıyı çekeriz; ekmek parası...

Yeni insanlarla temas kurdukça, olaylar karşısında ne kadar bilgisiz ve tecrübesiz olduğumu anlıyorum. İmalar, işaret etmeler, aslında ne demek istemeler arasında, "hani ben çok iyi kıvırırdım; kelimelerle oynardım" falan fişman diyorum. Onlar beni kıvırıyorlar. Henüz bir köşeye atmadılar. Ben pek çıkmıyorum inimden. Verilen tavizleri sınırlı tutmaya çalışıyorum. Ne kadar mümkün, bilmiyorum. Artık onların malıyım!

Kar yağdı ve herşeyi örttü; herşeyin altında kaldım ve eridim. Sonunda yeniden kuraklığımı anlayacağım. Ne kadar yeşillenmeye çalışsam da eksik olan birşeyler engelliyor meyveleri. Ne olduğunu bilmiyorum; olmak istiyordum sadece...