Cuma, Ekim 04, 2013

Hava serinledi, boğaz hafiften gıcıklandı, ıhlamurlar içildi, uzun kollulara geçildi ve iç titremeleri arttı. Artık eller cepte; beden büzüşmekte. Ay içindeki Ankara ziyaretleri yürümeye ve kafa dağıtmaya yaradı. Eski dost Ankara, orada bizi bekleyip başbaşa oturmak konusunda her zaman hazır. Yeni dostlar edinmeye çalışırken sırtımızı oraya yaslamış olmanın rahatlığı da var. Orası ve oradakiler... Koşturmacanın arasında gidilebilecek bir yerler olması güzel. Aslında pek yerimizde durduğumuz da yok. Bir yerler, bir şeyler arayışı hep devam ediyor. Belki böylece içimizdeki ufuneti, sıkıntıyı atabiliyoruz. Durduğumuzda kendimizi yakalıyoruz.