Perşembe, Aralık 30, 2010

muhasebe #bilmemkaç

Kapkara bir kışın ardından yağmurlu ve düşünceli bir bahar; kavurucu yaz ve telaşlı sonbahar. Sorularla cevapları eşleştirmeye çalıştığım bir yıl oldu. Sorular kadar cevaplarla da ilgilenmem gerekiyordu. Onlara yoğunlaştım. Daha iyi bir adam olabilmek için kocaman bir adım... Oldum, diyemem; çabalıyorum. Ki çaba-iyi niyetli çaba, aslolan değil midir?

Yıllar sonra bir odam ve masam oldu, sayesinde bayağa çalışma disiplini edindim; tez oldukça verimli gidiyor. Yüzüyorum, top oynuyorum, fransızca öğreniyorum. Hayatımı değiştirmeye devam ediyorum. Elden gelen bu...

Çarşamba, Aralık 29, 2010

Kimseye hayatı zindan etmemek için, cezaevimi müze haline getiriyorum. İbret-i alem olsun diye duvarlarımı sergiliyorum. Hybrid-i alem olsun diye tüm karmaşıklığını dağıtıyorum. Yeni hayatımı ararken yolculuk yapamadan, kafamı ön koltuğun kültablasına çarpamadan, ölüp ölüp dirilmiş, melekleşmiş ruhlarımı çağırıyorum. (Melekelerim yerli yerinde. Allah aza noksanlığı vermesin!) İçimde kalan ve dışarı çıkamayan herşeyi salıveriyorum. Yepyeni olmasa da en azında yep olabilen bir hayat arıyorum. Yepyep, kendini tekrar edip duran... Böylece yeni bir mekan öncesi eski cezalarımın suçlarını affediyorum. Kendime yep bir yıl diliyorum. Yenisini sonradan edinme potansiyeline sahip bir önek olarak, ardıllarımı merak ede ede...

Salı, Aralık 28, 2010

Sanki yeni uyanmış da bir rüyayı hatırlamaya çalışıyor gibiyim. Uykunun mahmurluğu mu, sakinliğin huzuru mu; bilemiyorum. Sakinliğine kavuşup da kendime gelmiş biriyim. Kendimin sokaklarında el yordamıyla ilerliyorum. Kendimi böyle her seferinde yeniden tanımaya çalışmak, çocukça bir oyun. Halbuki her bir parkesinde emeğim var. Bile isteye konmuş, geride bırakılmış şeyler onlar. Sonra uyuyup uyanıp her seferinde yeniden kurduğum. Mahmurlukla mı marurlukla mı; bilemiyorum; sanki yeni uyumuş da bir rüyaya dalmak üzereyim. Ama henüz dışarıdaki sesler kulağımda. Beyin uykum gerçekleşmemiş. Derinliğine inip de yukarı çıkmış biriyim. Kendimin şakaklarında el yordamıyla ilerliyor gibiyim. Yukarı çıkıp suyun üstünde kalmak, yaşlandıkça bir sorun. Halbuki bir keresinde emeklemişliğim var. Bile isteye sürünüp geride bırakılmış şeyler onlar.
Yeni şarkılar dinlemek, yeni kitaplar okumak istiyorum. Yapıyorum da; sadece istemekle kalmayıp; sonra daha nceki şarkıların ve kitapaların daha iyi olduğuna kararveriyorum. Eskinin tadı; kıyıda köşede kalmış anıları, ayrı bir lezzet. Yaşlılık emaresi. Yeni insanlarla tanışıp yeni yerler görmek istiyorum. Sonra eskilerin kıymetini anlıyorum. Her "yeni" hevesi eskinin kıymetini çoğaltıyor. Yeniler eskiyene kadar, daha çok zamanları var. Zaman geçiyor ve tükeniyor aynı zamanda. Tükenip bitmiş olanın, badem gözlü oluşu... Her "yeni" adımda, eski adımların sağlamlığına sığınıyorum; ki oraya geri dönebileyim.

Cumartesi, Aralık 18, 2010

Zaman geçerken, tükeniyor da aynı zamanda... Aynı anda hem başarı hem sıkıntı geliyor; "zaferlere ödül yalnızlıktır". Değişim için atılan her adım, mutlu ederken yeni bir bilinmezliği de getiriyor beraberinde. Aynı anda hem huzurlu hem mutlu hem sakin hem kendinden emin olmak, çok zor. Birinden birini seçmek gerekiyor. Hayatında bir bölümü bitirip yenisini açarken, ne oalcağını çok da bilmiyorsun. Tedirginlik... İlk değişkilğin ardından, Ankara günlerini sona erdirecek ikinci başarı da gittikçe yaklaşıyor. İkinci tedirginlik, ikinci mutluluk, ikinci hüzün, ikinci sıçrayış, ikinci düşüş.

Cuma, Aralık 03, 2010

Olan bitenin kargaşasından çok sakinliğine geçilen bu dönemde, yaratıcılık seviyemin düşmesi normal. Kendimle başbaşa kalmayıp kelimelere boğulmadığım için ve tabii daha az okuduğumdan, daha az çıktı üretiyorum. Daha öncekiklerin, çıktı'dan çok dışkı olduğu söylenebilir mi? Kusmuk? Katran? Safra? Atıldı ve bitti. Şimdi yolculuk bitti. Sakin sularda inci tanesi arıyorum. Sakinim. Gereksiz gerginlikler üretip ortamı gerebilme yetim, sağlam. Gerginlikten besleniyorum. Önemli olan içimin rahat olması. Rutine binen hayat, şimdilik güven verici. Bir süre sonra sıkıcı olabilir, onun için de gerekli önlemleri almaya hazırım. Herşey olması gerektiği gibi...