Perşembe, Ocak 27, 2011

Uzun süre sonra sessiz ve kokusuz bir eve girip tatsız tutsuz bir iki akşam geçirince, kırdığım düzeni/düzensizliği hiç de özlemediğimi fark ettim. Atılan adımların içerideki karşılığı yerli yerine oturuyor demek ki. Hayat bana yanlış yapma şansı tanıdıktan sonra, sakince bu durumu düzeltti. Yoldan çıkma hevesim, merkezkaç kuvvetiyle bana yeni bir yol getirdi.

Pazar, Ocak 23, 2011

Faaliyet Raporu

*Sınırlı Demokrasilerin Sokakla İmtihanı (orjinal başlık; Hareket Sınırları Zorluyor'du.), www.bianet.org/biamag, 22 Ocak.

*Adana Demirspor, 70 Yaşında, tr.eurosport.com, 10 Ocak.

Cuma, Ocak 21, 2011

evler ve yemekler

Geçenlerde kısa hayatımda geçtiğim evleri saydım da 11 tane etti. 30. yıla girerken düzineyi (fr. douze) tamamlamış olacağım. Şehirlerde de bir elin parmaklarına ulaşacağım. Henüz yeni yeni benimsemişken herhangi bir yerden olmayı, yeniden sürekli bir adres bulmam gerekecek. Demek ki köklerdeki göçerlik, hala bir yerlerde devam etmekte. Konar-göçer... BBC'de Akdeniz Mutfağı'nı anlatan adam, bizim oralara gelip de kebabı anlatmaya bşladığında, bu göçerlerin yemeği, demişti. Hemen yapılan, hızlıca yenem yemekler... Tadı damağımda ama. Neyse ki yeni yeni insanlara da Adana'da kebap yedirtmeyi başarıyoruz! Selam Oza!

Ben de ufak ufak brokolinin, karnıbahar salatasının düşkünü olmaya başladım. Ne rakı ne de kebap salatasız iyi olur. Kanıma yavaş yavaş karışırken yeni hayat, tadın damağımda dağılması ayrı bir keyif veriyor.

Ayrıca ıspanağın iyisi hakkında da düşüncelerim var.

İyi yapılan yemek, her zaman yenir. İyi yapılmış göçlerde, her zaman geri dönülür. İyi yaşanmış bir yaşam ağızda tat bırakır. Sonra baş ağrımaması için, sert bir kahve iyi gelir. ve asla aynı evde iki kere yaşanmaz.