Cuma, Haziran 29, 2012

yavaş yavaş topluyoruz evi. her bir nesne hareket ettikçe, sesi soluğu yükseliyor; bazen boğuyor bzen hüzünlendiriyor. kimisi atılıyor (çok azı!), kimisine yeniden şans tanınıyor. koliler doluyor; kitapları toplamak kafayı toplamaktan daha zor olabiliyor. neyi nereye koyacağım, hayatımı nasıl düzene sokcağımdan daha çetrefilli. düzene girmiş hayatın, can sıkıcı olmayacağı da bilinmiyor. yola girdik ve yola devam ediyoruz. adım adım ilerleliyoruz. attğımız her adım bizi geleceğe yaklaştırıyor. geçmişteki gibi... yıllar önce, şimdi nasıl olacağımı pek tahmin edemiyordum. şimdi de edemiyorum. yaşıyorum. olduğu gibi, olduğu kadar. yavaş yavaş toplanıyorum. kolilerimi dolduruyorum hatıralarla, her bir hatıra toz bırakıyor geride, siliyorum. yeniden tozlanana kadar. kimine yeniden şans veriyorum. hatırlarımı nasıl düzene sokacağımı bilmiyorum. dolduruyorum. bantlayıp kapatacağım, yeniden açılana kadar. yavaş yavaş toplanıyorum. pişiyorum. altım kısılana kadar. 40ımda daha iyi olmak için...

Pazartesi, Haziran 25, 2012

psikolojik harple birlikte dönüldü toroslardan; kazanılmayacak savaşlarda yersiz çarpışmalar. içten içe, içeride. sonra aşağı inip detokslanan vücuda alkolü hatırlattık; biraz terledik. ama tüm gezilerde olduğu gibi yağmuru eksik etmedik teğemizden. gidişler-gelişler; sıkıntılı işler. tamamlanması gereken halkalar. şimdi sırada yeniden bürokrasi, imzalar, dosyalar, belgeler.

yeni bir yaz; yeniden bekleme ve nihayetinde sonuca erme.

Çarşamba, Haziran 13, 2012

82-92-02-12

Çift sayıları da yılları da severim. Bazı yılların ayrıca önemi var benim için. Onların çift olması da sevindirici. Kend kendime anlam yüklüyor olabilirim; ya da anlamlar arasında bir seçki... Yılların böyle periyodikleşmesi tamamen tesadüf tabii ki. Belki de değil. Yıldızların belli bir çizgiye gelmesi, astroloji haritamın yol göstergeleri... Zaten asıl sorunumuz, öteden beri içeride bazı şeyleri fazlaca yaşayıp, dışarıda aynı tadı bulamamak. Bu kadar anlamlı olan şeyler aslında çok anlamsız da olabilir.

1982'den sonra 10'ar yıllık periyotlarla gerçekleşen önemli değişimler, hayatımı şekillendirdi. '82, malum, doğum. '92, Adana'ya göçüşümüz. 2002, Artvin yazı ve aşk; uzun ve uzak ilişkinin başlangıcı. 2012, doktoranın bitişi.

Otobiyografi yazmak için erken (yazacak mıyım yani?) ama bazı tespitler için yerinde bir zaman... Malum gündöndü ve olaylar yeni bir seyre akıyor.

Adana'ya gelişimiz, farklı gitmesi beklenen bir hikayenin başlangıcıydı. Daha kısa sürmesi bekleniyordu. Babamın yönlendirmesi ile tüm aile zaten paldırküldür devam ediyorduk yaşamaya. Şimdi de Adana olmuştu. İlkokul burada bitti, ortaokul, lise... Çift sayılara çift parantez: 2000, Ankara'ya geliş. Yeni bir ben kurmak için iyi bir kent. Ankara; İzmir ile kardeş şehir oldu hiç olmayacak şekilde. 2002'de başlayan süreç yine bir çifte parantez ile 2010'da yeni bir şekle girdi. 2006'da Niğde parantezi ve SBF başlangıcı. 2012'de nihayet başımızda tacımız.

Bu mesele daha çok su kaldırır gibi geliyor. Özeti şu: Aslında tüm sakinliğimle yerimden kıpırdamak istemezken olayların bir şekilde gelişip birbirine bağlanması. Hareketin seyri, içten gelen bir güçle şekilleniyor. Hata yaparken arada pekçok doğrunun ve başarının olduğuna görmek, sevindiriyor. Büyüdüğümü görmek. Ne hoş ne tuhaf! Sadece bana özgü!

Cuma, Haziran 01, 2012

Ne güzel bir Haziran başlıyor... Öncek doktora bitti hemen ertesinde şampiyonluk geldi... İki güzel gün. Güzel bir geleceğin habercisi olsun.