Pazar, Mayıs 09, 2010

kötügün dostu

Pek az kişinin kötügün dostuyum. Pek az olmuştur, "ya bilader gel şu işi çözelim, canım sıkkın" denmesi; arkadaşların zor zamanlarında beni arayıp sorması. Genelde iyi zamanlarda aranırım. Kabul; ben de pek kimseyi arayıp sormam. Sonuç: dar zamanlarda darlık. Aklın dar muhitinde, tek kale maç. Cinnetin geniş sahralarında, uzun ara paslar. Alabilene...

Belki de bu yüzden, uzun ama pek soğuk olamayan kış gecelerinde düşünüp düşünüp düşünüp dururken, kötü zamanlar paylaşan-anlamaya çalışan-paslaşan bir dost edinmek istedim. Cevaplarımın sorusu, buna dayanıyordu. Artık tek başıma gezip dolaşmamak isteği kadar, "yahu şu kötü günleri de biriyle paylaşsak" derdi tasası... Mutlu olmayı bilmiyorum ama belki paylaşmayı biliyorumdur.

"Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın?" (c.s.)

Hiç yorum yok: