Cumartesi, Eylül 03, 2011

elele verdik, ellere karıştık. tanımadığım kişilerin anlamadığım sohbetlerini dinledim. sabırla dinledim ama. huşu ile... öykünmedim, yeni öyküler edindim; övünmedim de yaptığımla. yapılması gerekeni yaptım. normal olanı buydu. zor zamanlarda normal olmak daha zor. herkesin farklı herkesin çılgın olduğu zamanlara sakinliğini korumak da... elden ele devredildi bu görev, eller alınlara gitti geldi, terler silindi elin tersi ile. ege'nin sularına girildi, ege'nin kumlarında hasret giderildi.

nice karışık duygularla gezilen izmir sokakları, otobüsleri, dolmuşları, barları, tabureleri, bankları, parkları bu kez hep birlikte yeni bir biçim aldılar. yeni hayatın yeni dekorları oldular.

dikine dikine gidilen ege kıyıları, elleri bağrına basmaya alışık olduğundan mı, geniş yürekli olduğundan mı, girinti ve çıkıntılarıyla her türlü detayı barındırdığından mı, bilmem, beni mutlu ediyor.

Hiç yorum yok: