Salı, Haziran 09, 2009

4 neden

Pazar akşamıma, tüm vücudu saran kızarık ve kabarıkla damga vuran alerji, beni önce acile koşturup -ki kırık elle iki hafta geçirmeyi başarmış birinin doktor sempatisini anımsamak gerek- popomdan iğne yedirip, ardından nöbetçi eczane arattı. Talatpaşa pavyonlarına resmi geçitin ardından bulduğum eczanenin aslında cumartesi nöbetçi olduğunu öğrenirken, sinir had sayımın kübü alınıyordu. Ulucanlar mı Kızılay mı ikileminin ikincisi lehine çözüme kavuşmasını ardından, önce annemin ardından ablamın araması bir tesadüf müydü? İğnenin etkisi geçeyazarken Selanik caddesindeki naçizane eczanenin, "ama biz bu kurumla anlaşmalı değiliz" cevabını vermesinden sonra zihnimde hangi tellerin birbirine değdiğini tam kestiremesem de çıkan feryatla adamcağızın zyrtec'i elime tutuşturması arasındaki şiddetin bir bağı olabilirdi. Tüm bunlara dair iki gündür aradığım nedenler şu şekilde oluştu:

1) Yıllar sonra ilk kez, ucuz olduğu için aldığım yumuşatıcıyla yıkadığım çamaşırlardan çıkan ve evi dolduran güzel koku.

2) Uzun süre sonra yaptığım zeytinyağlı yeşil fasulyenin muhteşem tadı.

3) Uzun süre sonra ilk kez bu kadar uzun bir zamanı alışveriş merkezinde geçirmem.

4) Uzun süredir işlerin yolunda gitmesinin bir yerlerden patlayacağına dair tedirginlik.

ve tabii ki Bob'un bunlarla hiçbir ilgisi yoktu.

Hiç yorum yok: