Cuma, Ocak 22, 2010

mektup

yıllar sonra mektup yazdım; askere; vertumnus'a... kırılmaları düşündüğüm gün; kendi kırılmasını yaşarken... okunacağı için, tedbirli; benden, bizden ve başkalarından bahsettim, seviyeli; bir nefes gecesi samimiyetinde değil, belki mülkiyeliler öğleden sonrası olabilir. bacak arasından attığım golden bahsettim, belden aşağı indiğim tek an o olabilir. sonra hemen yukarılara çıktım; kalemden ve kalpten, sesten ve sözden, yollardan ve yolculuklardan, uzaklardan ve 38/1'den. yazarken bunu dinlemiyordum ama şimdi bu daha iyi geldi, onlar ve biz, aşağı ve yukarı, siyah ve mavi, sonunda dön dolaş hepsi aynı, kelimelerin savaşında herkes tektip:

us and them
and after all we're only ordinary men.

me and you.
god only knows, it's not what we would choose to do.

forward he cried from the rear
and the front rank died.

and the general sat and the lines on the map
moved from side to side.

black and blue
and who knows which is which and who is who.

up and down.
but in the end it's only round and round.

haven't you heard it's a battle of words
the poster bearer cried.

listen son, said the man with the gun
there's room for you inside.

down and out
it can't be helped but there's a lot of it about.

with, without.
and who'll deny it's what the fighting's all about?

out of the way, it's a busy day
i've got things on my mind.
for the want of the price of tea and a slice,

the old man died.

Hiç yorum yok: