Perşembe, Ekim 14, 2010

sakin olunuz

Karar verdim ve uyguladım. Paradigma değişimi... Korkuların aslında o kadar da korkunç olmadığına dair bir akıl yürütme ve teoriyi tepe taklak etme. Kendimi de tepetaklak edebilir miyim? Aslında çok da gerekli değil. Hergün kendimizi yeniden bozup kurgulamıyor muyuz? Sakin olunuz.

Alakasız yerlerde, kendime soru sorup ikna çabalarım sürerken, bu sefer dışarıdan bir soru-cevap sililesine maruz kaldım; sınav öncesi son bir kez bilgileri hatırlarcasına, cevaplarımı sıraladım odadakilere... İstihab haddina ulaşmış odada kaloriferin yersiz sıcağına bilerek ve isteyerek ısrarlı sorularla daha da bir sıcaklık katan; sonra verilen cevaplarla sıcağı ve beni kendi halime bırakan bir sorgulama. "Tamam, senden olur" onayı. "Bu kadar abartılacak birşey yok" diyorum. "Yaşamaya devam ediyoruz"...

Öncekinden farklı bir biçim alacak olan yaşam. İçerik ve biçim çatışması, ne denli sürdürülebilir? Yoksa daha önce ısrarla uygulamak istediğim biçim mi içeriğe uygun hale getirilmek için çekip çekiştiriliyordu da bi yerinden patlak verdi? Aslma mı döndüm? Döndüğüm yer, kendi sınırlarımı gördükten sonra, delilikten önceki ilk sapak olabilir. İleride, orada ne var bilmiyorum.

Cumartesi günü, masadayım; şimdilik tek bildiğim bu.

Hiç yorum yok: