Çarşamba, Şubat 06, 2008

"duymuştum şehirdeydim"

Cenk Taner, Roll'un Ocak sayısında, Oğuz Atay üzerine konuşurken kulağımızı çınlatmış; bir de demiş ki, duymuştum şehirdeydim, disconnectus erectus mevzuu üzerine konuşurken çıkmış. E o zaman malumu ilan etmek, -mişli geçmiş zamanın hikayesini yazmak görevimiz, şöyle ki;

neredeyiz biz? sakin miyiz?
karanın bittiği bir yerde, bir yerdeyiz.
içmişiz biz, sudan da başka
benim de bir derdim vardı bu adamla.
ne dersiniz? nerdeydiniz?
"aşk?", hmm duymuştum şehirdeydim.

zenginiz biz, çok çoook
paranın bittiği bir yerde bir yerdeyiz.
teselliyiz kendimize.
acayip rüzgar çıktı girerken tam denize.

kargasekmez yokuşunda,
kuşlar gördük kış başında.
e gelmişti güneylerim, duymuştum şehirdeydim.

dolu yağdı yılbaşında.
kulağımda "la bamba"
"por ki sere" demiş miydim? duymuştum şehirdeydim.

haklıymışsın, hayat fani
e faniyse tıbben yani.
hipokrat dans ederdi, tıp! duymuştum şehirdeydim.

kuşlar sekti kalp yolunda,
bir şehir yok haritada.
ismi varsa cismi yok; duymuştum şehirdeydim.
tek derdimiz aşk demiştin.
duymuştum şehirdeydim...

(kesmekeşer/kum/duymuştum şehirdeydim-canlı canlı)

Hiç yorum yok: