Salı, Eylül 01, 2009

1 Eylül (serseri kurşun)

Mahlasla yayınlanmış bir yazı; Birgün-Gençlik sayfası günlerinden, 2005:

O’nu tanımıyordum, tanımadığım milyarlarca insandan biriydi dünya yüzeyindeki, her hangi bir özelliği yoktu benim için, belki ilerde olabilirdi, zaman geçer ne göstereceği bilinmezdi, hangi fani geçen zamana dur diyebilirdi ki. Sonra bir kurşun tüm olasılıkları bitirdi. Ölüm, ani. Serseri!

1 Eylül Dünya Barış Günü idi dün; adalet olmadan barışın ne önemi vardı, dünya adaletsizdi, batsındı o zaman, ama serserilik onun da kanında vardı belki, Begüm Kartal, Paris’e gittiğinde neler neler yapacaktı kim bilir, serserinin biri bitirdi tüm olasılıkları…Kurşun!

Tercih ettiğin aslında yeni bir hayattır çoğu zaman atılan her adım sonrasında yeni bir kabus da olabilir; o düğüne gitmeye bilirdi, annesini kıramadı belki, tatile gelmişti kafa dağıtabilirdi, onca Fransızca’nın arasında, fransız olduğu bir dünya onun kafasını dağıttı .Gitmeseydi evde kalsaydı, ekmek için dışarı çıksaydı, kafasına saksı düşemez miydi, ya da kontrolünü kaybetmiş bir şoför sokaktan aşağı uçarcasına, olmadı mı bunlar, saçmalıklar arasında tercih yapmak çok da rasyonel olmayı gerektirmez ama sayılar sana her şeyi söyler fayda maliyet analizleri keskin tüm iktisadi göstergeler sağlam zeminde olmalıdır sürdürülebilir bir gelişim çizgisi belki de guruların iki dudağının arasındadır ne olduğun ne olabileceğin birilerinin öngörüsündedir sen kimsin ey adam ben iktisat öğrencisi olarak bilebilirdim bunları lakin birileri ne yaptığını farkında mı saçmalık ve anlamsızlık üzerine yazdığımda kafam netti bilincim aksa da kontrolsüz bir şekilde o anda kafam masaya düşebilirdi ensemden giren bir serseri ile, hava kurşun gibi ağırdı ne de olsa…Gitti o düğüne, düğün ve cenaze. Düğün ve cenaze, serserilik gençliğin içinde ama eşyalar serserileşirse, insanlar silahlanırsa, kurşunlar uzayda dolaşırsa…

Barış ve Dünya: sıfır korelasyon, ikisi bir arada anlam ifade etmemekte, birisi ölüp giderken barış çabası devam etmekte, savaşı harlayarak barış anlam kazanmakta, örgütlü silahlananlar, bireysel silahlanmanın kontrol altına alınmasını istemekte işte bu çelişki beni delirtmekte…niye silahlanırsın be adam, karşıdaki güven vermez, sen hep karşıdasındır zaten, bu aynalar ters çevrilmez sadece seni yansıtır, tek bir silahın var o da kalem kırıldı mı geri gelmez kelam, düğün dernek her gün deliye illa kına gecesi gerekmez süslemeye, davetiyeler açıktır, silah getirmek yasaktır.

Begüm’ün bir “anlam”ı oldu artık, belki hedeflediklerinden daha da fazlası… Ölüm ne garip şey anne, öptüğüm kızlar geliyor aklıma, bir anlamı vardır elbet giderken kör kurşuna…

Hiç yorum yok: