Salı, Kasım 10, 2009

18+10

18 yaşında yaşamaya başladığımı varsayarsak, 10 yaşına giriyorum. Henüz küçük bir çocuğum. İlk birkaç yıl emekledikten sonra koşmaya başladım. Konuşmayı öğrenmeden de şarkı söylemeyi öğrendim. O yüzden hala derdimi şarkı sözleriyle anlatıyorum. Bu dengesizlikler yüzünden, işleri zamanında göremeyip ağız tadıyla günü gün edemedim. Erken gelmek veya geç kalmak yüzünden zamanı kollayamadım. Çok veya az konuşup, derdimi anlatamadım. Çok sinirli veya ruhsuz olup, coşkuyu yakalayamadım. Bu gelgitler, kumlarımda çok sayıda yazıçizi alanı bıraktı; çocuklar kumlardan kale yaptı; kimileri de çubuklarıyla şekiller...

Elbette iyi yaptıklarım da vardır. Bunu, varsa, dostların içinde hissetirmişimdir. Ben kendimi hırpalamayı seçiyorum. Çevremde başka kimse kalmadı çünkü. Hepsini başarıyla tükettim. En azından bir işi doğru yapmanın gururundayım.

ON'ca zaman yaşayıp, kendimi bir yere ait hissetmeye başladıktan sonra, evim diye bir yere sahip olunca, kitaplar-yazılar-imzalar bırakınca, zamanın geçişi daha bir anlamlı oluyor. Bugüne bugün bütün gariplikleriyle bir bütünüm ve paramparçayım. Şeyler arasında birşeyim. Bu bile kayda değer sanki...

1 yorum:

Sherry dedi ki...

iyi ki doğdun!