Salı, Temmuz 28, 2009

13.07.09-12.20;uçak.

Bologna'dan havalandık, Paris'e gidiyoruz. Hava açık, gökyüzü parlak, dünya yuvarlak. Yanda Heidegger okuyan abla, kulağımda "şimdi sen uzakta, saydam bir şehir tadında, batıda, yaran açıkta..."

Yorgunluk yüzümü asıyor, gözlerim yanıyor. Ülkeler aşıp yollar kat erderken, kendimizi de aştık biraz. Olmaz denen birşeyi yaptım kendi adıma; bulutların üstünde, yeni bir benin izlerini buldum, takip etmeliyim.

1 yorum:

mustava dedi ki...

paris inişindeki türbülansı unutmayınız sayın D.E., bir çok kapıyı açar, duvarı yıkar kuvvetli bir türbülans.

sahi sevgili D.E., ülkeler aşıverirken, hangi ülkelerin aş-ı verildi size? ben sadece beyaz şarap hatırlıyorum, biraz da omuzlarıma çöken "ci" kuvvetinin dayanılır ağırlığı. arkamdan kimse "çav" demedi mi yoksa? üzülürüm mirim.

benin... nasıl bir ülkedir, oraya da mı gideceğiz sevgili D.E.? latife ediyorsunuz, bence.