Cumartesi, Temmuz 04, 2009

yolculuk

Niğde'den sonra belki de kişisel tarihimin en kritik yolculuğuna pek az zaman kaldı. İçimde büyüyüp duran ve yukarı doğru çıkan şey, Air France'ın koltuklarında kendini açık edebilir. O anda yanımda bulunanlar buna tanıklık edebilir. Gözünü kapatıp vazifesini yapanlari eşten dosttan duyabilir. Cesurca atılmış iki adıma sahip olduğu için, Niğde ile Bologna kardeş şehirler ilan edilebilir; sesimi çıkartmam. Çıkartacağım şey belki bir inilti olabilir. Geçmiş yılların inlemesi... Hicaz makamı.

Yaptığım pekçok kritik yolculuğa haksızlık etmek istemem; İzmir'e, Artvin'e, İstanbul'a... Hepsi an itibariyle önemliydi ama bu bir başka. Misak-ı Milli sınırları geçilerek, ecnebi kuvvetlerle temaşa içinde olmak, elbette içeride büyük bir münakaşa doğurmakta. Bir grup teslimiyetçi, manda yönetimi istemekte hala. Bağımsızlık aşkıyla yanıp tutuşanlar ise, ateşe barutla gitmekte.

Çantalar hazırlanıp, listedeki maddeler özenle silinmekte. 40 gündür uğraştığım Ürdün Demokratikleşmesi, benim özgürleşmem için bir aracı olmuş, kimin umrunda. Teze bu yönde bir bölüm ekleyebilir Mohammed kardeşim. Çevirisi ve redaksiyonu, bedava, söz!

"Cesur olsaydım, gelir miydin benimle? Bu şehirler, kasabalar...Sonuna kadar...Konuşabilirdik, sevişebilirdik, böyle şeyler işte; böyle şeyler..."

1 yorum:

serdanka dedi ki...

Ey yolcu! Yoldan bana selam getir :)