Perşembe, Temmuz 29, 2010

dağ bayır, bağ bahçe dolaşmanın rahatlatıcı yanı olsa da çocukluktan kalma tortular, ayağınızı toprağa bassanız da akıp gitmiyor. gücümüz nefesimiz yetmezken işe koşturanlar ama beğenmeyenler, şimdi kemale ererken, otur sen tatile geldin diye bizi kenara koyuyor. kenardan köşeden olup bitenleri seyrederken, 1 yıl içinde ne çok şeyin değiştiğini düşündüm. olabileceklerin ihtimali beni korkutuyor. kendimden korkuyorum. film gibi hayatımı, bitmeyen devam filmleri geliyor. neyse ki sinema dilim, korkudan uzak. dizi olarak tv'ye geçme tekliflerini ise sanatsal duruşumu bozmamak için şimdilik geri çeviriyorum.

herşeye yeni baştan başladıktan sonra, hiç durmadan gezmek istiyorum. böylece unutulmaya yüz tutmuş serinin ilk filmlerini de yeni bir yorumla ele alabilirim.

bu yaz henüz dondurma yemedim, tuzlu suya dokunmadığım gibi...

Hiç yorum yok: