Pazartesi, Temmuz 26, 2010

yolda

"tek istediğim, Neal'in tek istediği ve herkesin tek istediği, şeylerin kalbine duhul edip, orada rahimdeymiş gibi kıvrılıp, Burroughs'un damardan sağlam bir M vuruşuyla, reklam yöneticilerinin sonunda Winchester'a giden ayyaş trenine kendilerini atmadan önce, Stouffers'ta içtikleri on iki scotch ve sodayla deneyimledikleri o vect uykusunu uyumaktı- ama herhangi bir akşamdan kalmalık hissi yaşamadan. Ve o zamanlar romantik düşüncelerim vardı; yıldızıma bakıp iç çektim. İşin aslı ölüyoruz, tek yaptığımız ölmek ve fakat yaşıyoruz, evet yaşıyoruz ve bu bir Harvard martavalı değil. (...) Güzel bir yuvaya, makul ve sağlıklı yaşamaya, iyi yemeğe, güzel zamanlara, işe, inanca ve ümide inanıyordum. Bunlara hep inandım. Biraz da hayret ederek fark ettim ki, böyle şeylere tutup içinden ruhsuz bir burjuva felsefesi çıkarmadan gerçekten inanan az sayıda insandan biriydim bu dünyadaki."

(Jack Kerouac/Yolda/ s.225-226)

Hiç yorum yok: