Cumartesi, Ağustos 21, 2010

18 yıl sonra bir buluşma. Bir fotoğrafta ele ele tutuştuğumuz ASD ile, yaşlandık yahu muhabbeti. "Çocukluğun anıları sırtımda ağır örtü". Hiç birşeye yaramayacak anılar yığını. Aslında ne kadar değiştim, değil mi? Eski ben değilim. Hiçbir zaman da olmadım. Bütün bunlar banyoyu temizlemem için yeterli neden oluşturdu. 18 yıldır temizlenmiyor değildi elbet. Neyse ki hiçbir yerde o kadar kalmayı başaramadım. Yine de bu buluşmaların faydaları, aslında iyi bir hayatım varmış, gerçeği. Daha yenilerinin sınırlarını öğrenmeyi başaramazken, yeni sınır ihlalleri için adımlar atmaya devam... Karanlık odada, kara kedi avlama sanatında doktora ünvanıma az kaldı.

Her nefesle tarih yaratmayı başarırken, bir sonraki nefesin daha iyi olması için elden gelenin arda koymazken, bugünü-şu anı geçmişle gelecek arasında sıkıp durunca, insnın canı çok sıkılıyor. Haftasonları daha iyi geçebilir. Geçmiş ve gelecek olmasaydı eğer...

Hiç yorum yok: