Çarşamba, Ağustos 25, 2010

Zen Kaçıkları

"'Sevinin köleler, sevinin de korkutun yaban despotlarını'. Yani tıpkı aşıkların konumu, çöllerde gezip duran o eski Zen Kaçığı ozanların; bu dünya sırt çantalarıyla gezip tozan insanlarla dolacak bak görürsün; aslında hiç istemedikleri birsürü buzdolabı, TV, araba gibi, hiç olmazsa şöyle son model arabalar gibi, ne bileyim bilmem ne briyantini, yok efendim bilmem ne deodorantı ve daha bir hafta geçmeden dolabı çöp tenekesini boylayan bin türlü ıvır zıvır tüketme şerefine nail olsunlar diye her yandan gelen çalışın, iş güç sahibi olun çağrılarına, baskılara boş veren Dharma Serserileri'dir bunlar. Tepiyorlar bu sistemi, çalış, üret, tüket, çalış, üret, tüket sistemini. Neler düşlüyorum bakın: Binlerce, hatta milyonlarca Amerikalı genç sırtlarında çantaları dağlara yönelmiş, dua edip çocukları güldürmeye, yaşlıları sevindirmeye, genç kızları mutlu, kadınlarıysa daha mutlu kılmaya; hepsi de Zen Kaçıkları bunların, durup dururken kafalarında beliriveren şiirleri yazarak, sevencence yaşayarak, beklenmedik anlarda beklenmedik şeyler yaparak herkese ve bütün yaratıklara sonsuz bir özgürlüğün yemişlerini tattıra tattıra..."

(Jack Kerouac/Zen Kaçıkları/s.119)

Hiç yorum yok: