Salı, Mart 24, 2009

sath-ı mahal

Eski mahalleye gidip seçmen kağıdını aldım. Hafiften yağan yağmur altında, dana gözü gibi olmuş ayaktaki yaralarla. Mızmızlanacak kimse yoktu. Eski sokaklar, eski anıları canlandırdı ama görmezlikten geldim. Seçimleri düşündüm, sosyal demokratlara kadar kaydık dedim kendime; vatandaşa kulak kesildim, muhtarla ayak üstü konuştum. Okula geldim, ordakilere sordum. Seçim sath-ı mahaline girmenin verdiği keyfi yaşamak istedim. Pek başarılı olamadım. Teori-pratik çatışması falan... Garip bir eğlence gibi geldi sonra, bayram türü birşey, gelince heyecanlanılan, insanların belli yerlere toplaştığı, farklı davrandığı... Kahvaltı yaparken Erkan Tan'ın programında adayları görüp gülüyorum, onlar da bayram çocuğu gibi-bir neşeli-bir konuşkan... Yoruluyorum o kadar enerjiden. Canı tez biriyim oysa ama onlarınki bir başka. Vatandaşın aslında her şeyi anladığı ile hiç birşey anlamadığı arasında salındım. Sıradan vatandaş olmanın mutluluğunu duyacağım pazar günü, dedim; sıraya girip herkes gibi biri olacağım ve yine kaybedecek desteklediğim kişi/kurum/şey.

Hiç yorum yok: