Perşembe, Ekim 23, 2008

gelenek

Kılıç kalkan ekibiyle karşılamak yaklaşan hayatı ve ona dikenli elbiselerimle sarılmak, en sevdiğim geleneğimdir. Ardından, hazmedilemeyen bir geçmişin verdiği ağız kokusuyla öpersin yanaklarından konuğun. Salya sümük izler bırakırsın bağrında; bir avuç kusmuk onu doyurmaya yeter de artar bile; ne de olsa içimiz dışımız birdir; biz bizeyizdir.

korku ve kaygı, pirimizidir; belirsizlik, daimi duamız.

2 yorum:

serdanka dedi ki...

Ben sevdim bu geleneği :)

banu dedi ki...

bu yüzden bunca yıl ok gibi sanılan zaman, bizi geçmişle gelecek arasına bir içten bir dıştan diken makinadır. hergn yeni bir forma girer ve afilli fotokopi makinalarının da bunlar karşısında kaygı duyacağını düşünür insan. ya da kurban.