Perşembe, Nisan 02, 2009

kan

Bugün kan verdim. En son kan verdiğim kişi, hayatta kalamamıştı; lisanstan sınıf arkadaşım... Bu seferkinin durumu daha iyi gibi. Tanıdık biri değil. Bu daha garipti. Aslında kan grubumdan bile emin olmamanın verdiği tedirginlikle ordaydım. Ameliyathaneden gelecek habere göre hazırda bekledim. Taze bir kandım; nefes alıp veren. Kalbim pompalamaya devam ettiği için şanslıydım. Bekleyişin gerginliği, kısır sohbet denemeleri, hastane kokusu. Sonra haber ve bir iğne deliğinden pompalanan kanın dışarı atılışı.

Böyle delip dışarı akıtmak isterdim içimdeki acıyı-kini-kızgınlığı; ama birikip kana dönüştü hepsi; kalbim pompalamaya devam etti; şanslıydım. Bekleyişin gerginliği, kısır çıkış denemeleri, yüzleşme korkusu. Sonra sabır ve pompalanan hislerin bünyeyi olgunlaştırması.

Aktım ve hayat verdim-en azından yardım ettim. Başka tedirginliklerle hala beklemedeyim, kalbim pompalamaya devam ettiği için. Şanslıyım;
acıyı-kini ve kızgınlığı kana çevirmeye devam ediyorum. İğne deliğini doldurmayacak meseleler...

"kanından damla görmeden, farkındasın."

Hiç yorum yok: