Pazar, Nisan 12, 2009

"Sokaklarda görünmek. Başkalarının gözüyle onlara bakmak. Zor ama imkansız. Zor bir insan mıyım? Galiba öyle, umarım öyledir. Bu daha iyi ama güç bazen. Geceleri çıkar bazen ve kolaylaşır herşey. İstersem. Ama zor. Dünkü yağmurdan sonra kayalarla suyn dostluğuna inandım. İnanmak. İnanabilmek!

Geceleri müzik. Bazen yatarken. Oysa eskiden bir odada saatlerceydi. Teyp sadık. Yanımda yatan bir vücut. Üstelik ruhu olan. Ondan gelen seslere takılan kafam güzel şeylere gebedir. Gebelik kısa sürer. Yine geceleri kendimi boş bir şarap şişesine bakarken bulurum bazen. Ama bu iyi, kendimi bulurum en azından, birşeye bakarken de olsa...

Okuduğum kitaplar rüzgarlar estirirdi içimde. Eskiden. Dinlediğim şarkılar daha yüksek seste. Şimdi birşeylerin gürültüsü bastırıyor sanki. Duyuyorum yine de eski bir alışkanlıkla. Okuyorum daha sakin limanlarda. Daha mı çok anlıyorum? Anlamak, anlamak?"

(Cenk Taner, Andıran Otu, syf. 13)

Hiç yorum yok: