Pazartesi, Nisan 27, 2009

pazar ve mayıs

Bologna pilakisine limon olacak, Ürdün modernleşmesi çevirisi oldukça yavaş gidiyor. Belki süreci hızlandırır diye, bu herzamanki sıkıcılığındaki pazar akşamına, geçen geceki yemekten kalan 17lik rakı şişesinin dibini de ekledim ki kötü meyhaneciler gibi cebimde taşımıştım kendisini eve gelene kadar.

Pazar günlerinin kendiliğinden ürettiği boğucu ruh hali, akşamları dayanılmaz olur; daha önce bahsetmiş olmalıyım. Ağlamaklı bir simaya bürününce, yapacak daha iyi birşeyler bulmak gerekiyor. Yürümek bunlardan biri olabilir. Hızlı hızlı... Öfkeyi ayakların altında ezercesine... Neye ve kime olduğu, bilindik. Gıyabında tutuklama... "Yine deli oldum sayende, saçımda rüzgar"

Nisan yağmurlarının bitmez tükenmez neşesine, bir görünüp bir kaybolmasına, bizzat şahit oluyorum, sık sık kurulamak zorunda kaldığım ıslak saçlarımla. Mayıs'ın ağırbaşlılığını özlemle bekliyorum. Benzer bir vakarla onu karşılamak niyetindeyim. Sabahları uyandığımda beni karşılayan hesap kitap işleri nezaretinde...

Hiç yorum yok: